6 Kasım 2010 Cumartesi

Yeraltında İstanbul


İstanbul kültür turlarına dönüş yaptım bugün, uzun zamandır gitmeyi istediğim "yeraltında istanbul" turuna katıldım, Fest Travel'la...
Marmaray çalışmaları sırasında antik liman bulunduğundan beri tüm dünyayı heyecanlandıran yeraltı bizi de çok heyecanlandırmıştı, yeni kazılmış, keşfedilmiş bir sürü sarnıç gezdik,
Bir kısmı normalde giremeyeceğimiz hanların, apartmanların, dükkanların altında... Mesela bu resimdeki ünlü bir halı şirketinin bodrumu, burayı sergi salonuna dönüştürmüşler, bazıları restoran olarak restore edilmiş, bazıları ise bir demir doğrama atölyesinin çalışma yeri veya bir kahvehanenin arkası.
Bu şehrin güzelliği bu işte, hiçbir zaman bizi şaşırtmayı bırakmıyor.
Tam "talan edildi, hiçbir özelliği kalmadı" denirken muhteşem bir yönüyle bizi tekrar büyülüyor.
Üstelik de "sovereign risk"ine rağmen...
Yani Ankara tarafından ihmal edilmesine, sevilmemesine, talan edilmesine göz yumulmasına rağmen.
Ben zaten İstanbul hazretlerine büyük bir aşkla bağlıyım, öyle ki,
Bugün dolaşırken aklıma devamlı Roma'daki o adam geldi;
Roma'da kendimize restoran arıyoruz, hemen açıkgöz bir pazarlamacı bize yaklaştı, nereli olduğumuzu sordu. Biz de Türkiye deyince hemen "Ankara mı İstanbul mu?" diye sordu. İstanbul dedik, adam da "ah İstanbul dünyanın en güzel şehri, Roma ikinci" dedi.
Kısmen doğru, İstanbul dünyanın en güzel şehri, ama ikinci Roma mıdır tartışılır:)
Adama hiç şüphe duymadan inandım, çünkü sonra bizi daha hesaplı başka bir restorana götürdü:)
Bu arada da herkese profesyonel rehberlerle İstanbul kültür turlarını tavsiye ederim, yaşadığımız şehrin sadece sorunlardan ibaret olmadığını dünyanın en güzel şehirlerinden biri olduğunu görmek için...

1 yorum: