Kafamda çok fazla cevaplanamamış soru var.
Üstelik soruların üreme kaabiliyeti varmış, daha bir kısmını bile cevaplandıramamışken sorular çoğaldıkça çoğalıyor, bir soru geliyor, peşinden arkadaşları. Soru işaretlerinden oluşan karanlık bir odada benliğimi kaybetmiş gibiyim. Beynimde bir uyuşukluk, bir uğultu, sağlıklı düşünemiyorum, bir an düşünebildiklerimi bir an sonra unutuyorum.
Tam da bir yetişkin olduğumu düşündüğüm sırada yeni ergenliğe girmiş gibi neyin kafa karışıklığı ki bu? İşin kötü tarafı hala kendimi düşünerek hareket etmiyorum, düşüncelerimi, hatta duygularımı bile başkalarının yönettiğini hissediyorum.
Uyumak zorunda olduğumda uyumak istemiyorum, uyanmak zorunda olduğumda uyanmak istemiyorum.
En çok ihtiyacım olan şey heyecanlarımın fitilini ateşleyecek bir kıvılcım, küçücük birşey..
Peki o şey karşıma çıktığında, hayatın beni birkaç yerden bağladığı halatlardan kurtulup hayallerimi hayata geçirebilecek miyim?
Peki benim hayalim ne?
