29 Ocak 2012 Pazar

Ahhhh Kader Ahh...


Ben kaderiyle barışamayanlardanım. hayatımın hemen hiçbir devresinde kendimi şanslı hissetmedim. Bir şeyleri kendi başıma başarmaya çalışırken kaderimin desteğini hiç hissedemedim, zat-ı şahaneleri hep önüme engeller koydu. Burada bana neler yaptığını anlatma işine girmeyeceğim, çünkü hikaye taaa doğumuma kadar gider, hem de yaz yaz bitmez. Sadece son zamanlarda farkettim ki, kaderim aynı zamanda benimle muhabbet halindeymiş ne zamandır. 

Bana şimdiye kadar söylediklerini düşünüyorum da aslında zırvalamış, aslında kaderim beni hiç mi hiç tanımıyor,  hiç mi hiç önemsemiyor. Aynı zamanda manipülatif, dediğim dedik çaldığım düdük birşey. Şimdiye kadar yorumlarını bana kendi kimliğini kullanarak  iletmiş olsa ben de onu sallamayacaktim. Ama öyle kalleş ki, bana söylediklerine inanmam icin hep sevdiklerimi kullaniyor. Bazen annem oluyor, bazen kardeşim, kocam, arkadaşlarım.... Bir bakıyorum, normalde bunu söylemeyecek insanlar bir anda içlerine benim kaderim kaçınca inanılmaz yorumlar yapmışlar. Sonrası da daha komik, bazen aradan zaman geçtiğinde sevdiklerime beni düşünmeden benim aleyhimde sonuçlanabilecek bu kadar kuvvetli yorumlar yaptıkları için sitem ettiğimde de şaşırarak görüyordum ki, karşımdaki bunu hatırlamıyor bile. Şimdi düşünüyorum, hatırlamamaları normal, çünkü onu söyleyen sevdiğim insan değil ki, kaderimdi...

Kadere karsi işlediğim tek suç ise talepkar olmak. Şu hayatta hep daha kaliteli bir hayat yaşamak icin uğraştım. Elimde beni kuvvetli kılan değerlerim dengeye düşkün olmam ve hırslı olmamdı. Ama kader ne yaptı, hep benimle dalge geçti, yetmedi, baktı yılmıyorum tenkit etti, bakti sallamiyorum, tehdit etti, bakti yine olmuyor ajitsyonu denedi. 


Şimdiye kadar bana neler söylemedi ki. Ne sosyete ozentiligim kaldi, ne de çocuğumu sevmediğim. Bana söylediklerine bakiyorum, kader beni ne tarafa yönlendirmeye çalışmış diye. Eger sevdiklerimin ağzından söyledigi herşeyi dinlemis olsaydım, üniversite okumamış, lise mezunu, mandıracının tekiyle evlenmiş, en az iki çocuk doğurmus, takriben seksen kilo, genç yaşında kalp, şeker, tansiyon üçlemesiyle tanışmış, günden güne koşan butlu bir kadin olmuştum. Peki bu ben miyim, hiç alakasi yok.

Ben evet bu güne kadar çalışarak çok şey elde ettim ama kaderle takışılmıyor iste. Hep önüme engeller çıkardı, ve genç yaşımda beni yordu. Simdi bir sürü şeyim var ama ayni zamanda uyuşmuş gibiyim. Herşeyin anlamini kaybettiği, hicbir şeyin tat vermediği bir süreçten geçiyorum. Tabi bu böyle devam etmeyecek, ben toparlanacağım, kendime geleceğim ve koşmaya devam edeceğim. Koşarken önüme çıkardığı engellerin üzerinden atlarken herseye rağmen kaderime gülümseyeceğim, bu onu çıldırtacak olsa da.

Simdi kaderciğim artık kimi kullanırsan kullan, yanlış yunluş yönlendirmelerine kulaklarım tıkalı. Eğer problemlerin varsa ve acısını benden çıkartıyorsan da sana başka hobiler bulmanı önerebilirim. Senden bir ricam var, madem iyi birşey söylemeyeceksin, lütfen sus hiçbirşey söyleme....


26 Ocak 2012 Perşembe