Fikir aklimda doğdu, çiçeklendi, olgunlaştı, hatta bayatladı bile, ama ben daha yeni yazıyorum.
2011'e çok güzel başladığımı düşünüyorum, artık kronikleştiğine inanmaya başladığım bir sorunun çözüldüğünü düşünerek, umutlu bir başlangıç yaptım, tabi ne kadar haklı olduğumu zaman gösterecek. Dünyayı, tarihi, geleceği ne kadar etkileyebilirim bilemem ama en azından kendi hayatımı, kendi kafamda şekillendirebilme kudretine sahibim. O yüzden de en korktuğum sey olan sıradanlığa karşı, en etkin silahim olan "strateji"yle savaşmaya karar verdim. "Bahar'dan stratejiyi çıkartın, geriye ne kalir" sorusunu cevaplamak icin, okul hayatım dahil, geçmişime bakıyorum, pek birşey kalmaz. Dolayısıyla kollarımı sıvıyorum ve bu yıl beni saran, heyecanlandıran kişisel trendlerimi belirleyerek, bu trendlerimi uygulamam, hedeflerimde başarılı olabilmem icin gerekli stratejileri yazmak, hem de herhangi bir rehavet veya unutkanlık durumuna karşı kendimi taahhüt altına sokmuş olmak istiyorum, zira beni en cok motive eden seylerden biri "tükürdüğünü yalama" korkusudur:)
- Çok çalışma gerekliliğiyle ilgili bir sorunum yok, hatta ırgat ruhlu terazi, hayatta sahip olduğu herşeyi çalışarak elde etmiş ve hatta çevresindeki yardim etme potansiyelindekilerin bile "nasıl olsa kendisi yapiyor, bize gerek yok" diyerek asgari yardimi bile esirgediği bir insanım. Ama çok çalışmanin doğal sonucu olan "ne olacak benim kariyerim, önüm tıkalı mı" sorusunu, bu yıl sormayarak, içine düşebileceğim boşluğu "keyif"le doldurmayı düşünüyorum. Hayatıma bir hobi ekleyeceğim, kısmetse önümüzdeki ay başlayacağım, başladığım zaman da kendime ait bu köşemde detayları paylaşacağım.
- Bu yıl benim icin en önemli trend, en çok değer verdiğim şey "yaratıcılık".
Yaşımı, medeni durumumu, mesleğimi, çocuğumu, iş yoğunluğumu mazeret göstermeden, sabırsızlık etmeden, aşırı beklentiler oluşturmadan, kendime zaman tanıyarak, ve kendime yüklenmeden, bu yıl yaratıcılığım üzerinde çalişacağım. Üstelik sadece kendi yaratıcılığımı değil, oğlumun, çevremdekilerin, ve hatta belki ülkemin yaratıcılığını da arttırmayı denerim, UuUuurrrrhhhh amma büyük laf ettim yine.
- Ev içi sorumluluklarıma rağmen spora tam gaz devam. Malum spor yapmak benim icin diş fırçalamakla aynı şey haline geldi, gücüm yettiği sürece sürdürmek istiyorum.
- İstanbul'la ilgili hayallerimi, projelerimi bu yil hayata geçirebilir miyim bilmiyorum. 2001 krizinden beri aklımın bir köşesindeki "bankadan atılırsam ne yaparim" sorusuna bir süredir "İstanbul için çalışmak isterim" şeklinde cevap verir oldum. Tabi umarım atılmam ve mevcut işime devam ederken sadece çevremi genişleterek ve fikirlerimi paylaşarak İstanbul için birşeyler yapmayı başarabilirim. Ama eskiden olduğunu okuduğumuz güzel, bakımlı, itinali Istanbul'u artık görmeye başlamamızın zamanı geldi, bence.
- Geçen yıl olduğu gibi çok yurtdışı gezisi yapabilir miyim bilemem, bu sene kurlar çok yükseldi, dolayısıyla bu yıl hedefim daha ziyade Türkiye'de görmediğim yerleri görmek olacak.
Herkese güzel bir 2011 geçirmesi dileğiyle..